17 Şubat 2014 Pazartesi

Sarıyer Kol Böreği Tarifi

Malzemeler:


  • 5 su bardağı un

  • Yarım kahve fincanı ayçiçeği yağı

  • Yumurta

  • 1 paket kabartma tozu

  • 1.5 su bardağı ılık su

  • Tuz

Üzerine sürmek için:


  • 200 gr tereyağı

  • 1 su bardağı ayçiçeği yağı

  • 2 yumurta sarısı

  • Susam

İç harcı için:


  • 400 gr kıyma

  • 2 yemek kaşığı dolmalık fıstık

  • 2 yemek kaşığı kuş üzümü

  • 2 soğan

  • Ayçiçeği yağı

  • Tuz

  • Karabiber

sariyer-kol-boregi-tarifi


Hazırlanışı:


  1. Soğanları yemeklik doğrayın. Ayçiçeği yağını tavada ısıtıp kıymayı ilave edin. Biraz kavurduktan sonra soğanı ekleyin. Dolmalık fıstığı ve üzümü ilave edin.

  2. Son olarak tuz ve karabiberi ilave edip karıştırın. Ocaktan alıp soğumaya bırakın. Unu geniş bir kaba alın. Yumurtalar, ayçiçeği yağı, tuz ve kabartma tozunu ilave ederek yoğurun.

  3. Yumuşak kıvamlı bir hamur elde edinceye kadar su ilave ederek yoğurun. Hamuru 5 bezeye ayırın. Tereyağını eritip ayçiçeği yağı ile karıştırın. 5 bezeyi un serptiğiniz tezgahta açabildiğiniz incelikte açın.

  4. Üzerine yağ karışımından sürüp elinizle çekerek inceltebildiğiniz kadar inceltin. Bir kenarına hazırladığınız iç harçtan paylaştırıp ince rulo şeklinde sarın. Üzerine yumurta sarısı sürüp susam serpin.

  5. Önceden ısıttığınız 200 derece fırında 25 dakika pişirin. Sıcak servis yapın.

Afiyet olsun…



Sarıyer Kol Böreği Tarifi

En iyi zayıflama teknikleri nelerdir?

Şimdi size bu yöntemlerden bahsetmek istiyoruz.


1. Rejim ve dengeli beslenme; genel bir sağlık taramasının ardından beslenme uzmanınızın size önerdiği diyeti uygulayabilirsiniz.
2. Spor salonuna gitmek; kaslarınızı çalıştırıp formunuzu kazanmanızı sağlayacak olan aletlerin bulunduğu salonlarda, uzmanların önerdiği aletler ile çalışabilirsiniz. Dengeli beslenme ile destekleyerek istediğiniz forma kavuşabilirsiniz.
3. Enstitülerde mekanik zayıflama; enstitülerin zayıflama programına giren mekanik aletlerin değişik işlevleri ile vücudunuzu sıkılaştırarak biçimlendirebilirsiniz. Dengeli beslenme ile destekleyerek istediğiniz forma ulaşabilirsiniz.


zayiflama-teknikleri-nelerdir
4. Masajla zayıflama; birçok masaj tekniği bulunmaktadır, lenfatik drenaj toksini vücuttan atıp toparlanmayı sağlar, akupressür masaj stres noktasına yapılarak, sakinleştirir ve kilo almaya engel oluyor. Dengeli beslenme ile de destekleyerek istediğiniz forma kavuşabilirsiniz.
5. Yosunla zayıflama; yosunun birçok kullanım şekli bulunmaktadır. Maske olarak, yosun banyosu olarak, yosun sargısı olarak, yosun hapı olarak. Yosun bulunduğu bölgede zehri yok eder, toksin attırır, sıkılaşma sağlar. Düzenli kullanıldığında incelme sağlamaktadır.
6. Kozmetikte zayıflama; krem, jel yağ vb. çoğunun içerisinde yağları parçalayan kafein, yağ asidinin üzerinde etki göstererek yağın parçalanmasını çabuklaştıran carnitine, sarmaşık ve de yosun gibi ödemi çözen, suyun tutumunu engelleyen bitkiler, hücre yenileyici E vitamini, cildi pürüzsüzleştiren C vitamini bulunmaktadır. Cildi ve vücudu toparlamakta oldukça etkilidirler.
7. Diyet ürünlerin etkisi; kilolarınızla savaşta zorluk çekiyor iseniz, diyet ürünlerden zayıflama diyetlerinizde faydalanabilirsiniz. Diyet yapmadığınız zamanlarda bile yeme isteğinizi bastırmak, strese girmeden kilo almanıza mani olur. Kilolarınızdan kurtulurken stres yaşamamak için diyet ürünleri tüketebilirsiniz.



En iyi zayıflama teknikleri nelerdir?

Detoks etkisi yapan bitkiler neler?

Yeditepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmakognozi ve Fitoterapi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Erdem Yeşilada, yaptığı yazılı açıklamada, yaz sıcaklarına bağlı olarak bünye ve metabolizmadaki yavaşlamanın çeşitli sağlık sorunlarına yol açabildiğini ifade ederek, bu tür sorunlara karşı 7 farklı bitkiden yararlanılabileceğini vurguladı


Mevsimlerin insan vücuduna yaptığı etkileri hafifletmede ve vücuttan su atılımını hızlandırmada bitkilerin hızlı sonuç verdiğini kaydeden Yeşilada, “Biberiye, funda yaprağı, kiraz sapı, ısırgan yaprağı, yeşil çay, mate yaprağı ve kekik gibi içinde barındırdığı özelliklerle vücutta tam bir detoks etkisi yapıyor” görüşüne yer verdi.


detoks-etkisi-yapan-bitkiler


BİBERİYE YAPRAĞI KARACİĞER YAĞLANMASINI ÖNLÜYOR


Biberiye yapraklarının, yapılan deneysel çalışmalarda, bağırsaklardan yağın emilmesini azalttığı ve dolayısıyla kilo almayı ve karaciğer yağlanmasını önleyebildiğinin ortaya konulduğunu aktaran Yeşilada, ayrıca safra salgısını artırarak özellikle yağlı besinlerin sindirimini kolaylaştırdığını da bildirdi.

Yeşilada, biberiye yapraklarının diğer taraftan idrar söktürücü özelliği ile vücuttan ödemin sökülmesine de yardımcı olduğuna dikkati çekti.

Funda yapraklarının da idrar artırıcı etkisinin yanı sıra sindirimi kolaylaştırıcı özelliğinin bulunduğuna işaret eden Yeşilada, kiraz sapının da zengin potasyum içeriği nedeniyle vücutta idrar ile atılan potasyum dengesinin bozulmasını önlediğini kaydetti.


Prof. Dr. Yeşilada, ısırgan yapraklarının da potasyum bakımından zengin bir idrar söktürücü olmasının yanı sıra vücuttaki ödemin atılmasına yardımcı olduğunu, yeşil çay ve mate yaprağının da içinde bulunan kafein maddesi nedeniyle fiziksel halsizliği giderici ve enerji verici içecekler olduğunu kaydetti.

Kafein türevlerinin idrar artırıcı etkisi ile yine vücutta ödemin sökülmesine yardımcı olduğuna işaret eden Yeşilada, yeşil çay ve mate bitkilerinin yağ yakıcı etkisinin, klinik çalışmalar ile ortaya konulduğunu vurguladı. Yeşilada, kekiğin uçucu yağının safra artırıcı etkisi bulunduğunu, dolayısıyla sindirimi kolaylaştırdığını da aktardı.



Detoks etkisi yapan bitkiler neler?

Göz altına torbalarına veda edin!

Estetik ve Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Erol Kışlaoğlu, göz çevresi estetiği hakkında merak edilenleri anlatıyor…


Göz çevresi sorunlarının lokal anestezi ile acısız ve çok kısa sürede düzeltilebileceğini söyleyen Prof. Dr. Kışlaoğlu ‘’Göz kapağı yaşlanmaya bağlı olarak ya da kalıtsal nedenlerle çok genç yaşlarda da torbalanabilir. Bazen de göz kapağı derisinde torbalanma olmadan sadece sarkma ya da gevşeme görülebilir. Tüm bunlar kişiyi yorgun ve yaşlı gösterir. Bu durumun estetik görünüm bozukluğuna neden olması yanında, sarkık haldeki üst göz kapaklarının gözün önünü kapatması kişinin görmesini de engelleyebilir’’ dedi.


goz-torbasi-estetik-ameliyati


Göz Kapağı Ameliyatı Nasıl Yapılır?


‘’Göz kapağı estetiği ameliyatı ya da blefaroplasti, göz kapaklarına uygulanan estetik cerrahi girişimdir. Alt ve üst göz kapaklarından fazla sarkma ve torbalanmaya neden olan deri fazlalıkları çıkarılır ancak çıkarılan doku miktarlarının çok iyi planlanması gerekir’’ diyen Prof. Kışlaoğlu, operasyon sırasında yapılanları şöyle açıkladı; ‘’Estetik göz kapağı ameliyatı ile fazla deri alınır ve ayrıca fıtıklaşmış yağ dokusu önündeki zar kuvvetlendirilir. Bu şekilde hem güzel bir görünüm elde edilir hem de kişinin rahat görmesi sağlanmış olur. Göz kapağı estetiği lokal anestezi ile yapılır ancak hastanın talebine göre veya başka işlemler de yapılacaksa genel anestezi altında da yapılabilir. Hastanın mevcut şikâyetlerine göre sadece üst veya alt kapaklar ya da her ikisi de aynı anda ameliyat edilebilir. Ameliyat ortalama 1–1,5 saat sürer’’


Operasyon Sonrası İz Kalıyor mu?

Üst göz kapağı için kesi göz kapağının katlanma yerinden yapılır. Üst göz kapağında gizli bir dikiş ve alt göz kapağında kirpik dibinde kendiliğinden kaybolan dikişler vardır. Bu nedenle iz görünmez. Ayrıca göz kapakları insan derisinde en az iz bırakan bölgelerdendir. Ameliyat sonrası ödem oluşumunu önlemek için göz 1 saat kapalı tutulur. Hasta hemen evine dönebilir. Herhangi bir sargı ya da pansuman söz konusu değildir. Hasta iki gün sonra banyo yapabilir, doğal ihtiyaçlarını rahatlıkla giderebilir. Dört gün sonra üst göz kapağındaki dikiş alınır. Bu süre zarfında hasta güneş gözlüğü takarak günlük hayatına devam edebilir. Bu operasyon tek başına uygulanırken kaş kaldırma ve yüz germe operasyonları ile kombine edilebilir.


Yeni Göz Kapağı Şeklini Ne Kadar Korur?

Genellikle bu operasyonlar iyi sonuç verir ve revizyon (yeniden cerrahi girişim) nadiren gerekli görülür. Göz kapaklarının yeni şekli, yer çekimi dolayısıyla bazen 5–10 yıl bazen de ömür boyu dayanır.



Göz altına torbalarına veda edin!

Hamilelik ve cinsellik nasıl yürür?

Pek çok anne-baba adayı bebeğe zarar verir düşüncesiyle hamilelik boyunca cinsellikten uzak kalıyorlar. Bu da hem hamilelik döneminde cinsel arzusu artan anne adayı hem de baba adayı açısından oldukça güç durumların yaşanmasına neden oluyor. Oysa normal geçen hamileliklerde cinsel yaşamın bebeğe zararı olmadığı gibi anne-baba adayı açısından olumlu etkileri bulunuyor.


hamilelik-ve-cinsellik-nasil-yurur


Bebekler rahim içinde güvenli ve vajinadan ayrı bir yerde olduklarından cinsel temastan direkt etkilenmezler. Bebeği ortamdan ayıran bir organ ve bunun girişinde de bir mukus tıkaç söz konusudur. Bu zincirin parçaları tam ve sağlamsa sorun olmayacaktır.


Yapılan çeşitli araştırmalar cinsel ilişki açısından en rahat, en sorun çıkmayacak dönemin ikinci üç ay olduğunu ortaya çıkarmıştır. Bu dönemde kadının görünümü hemen hemen aynıdır, döl yolunda ve göğüslerindeki gelişme bu organları daha da duyarlı hale getirir ve bunlardan daha önemlisi, ilk üç ayın sonuna doğru eşler arasında yeni bir uyum ortaya çıkar. Bütün bunlara ek olarak, gebe kalma / bırakma korkusunun da ortadan kalkmış olması, cinsel ilişkiyi daha da arzulanır hale getirir.


ÖZEL DURUMLAR : Gebeliğin son üç ayındaki yasaklamalara ek olarak, bazı durumlarda ilk üç ay içinde yasak konulabilir. Daha önceden çok sayıda düşük yapmış yada kürtaj olmuş kadınlar için bu tür yasaklamaya gidilebilir. Gebelikten önceki son adet kanaması başlangıç kabul edilerek hesaplanan ikinci, üçüncü ve dördüncü adet kanaması dönemlerine denk düşen günlerde düşük oranının az da olsa yükseldiği öz önüne alınarak, özellikle bu günlerde cinsel ilişkiden kaçınma önerilir.



Hamilelik ve cinsellik nasıl yürür?

Emzirmenin anneye faydaları nelerdir?

Çeşitli hastalıkların riskini düşürmekten doğum sonrası iyileşme sürecini hızlandırmaya kadar anneye sağladığı birçok yarar var. Acıbadem Fulya Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Hüsnü Görgen, annelerin emzirerek hem doğum sonrası kısa dönemde hem de ileriki yıllarda kendi sağlıklarına olumlu katkılar yapabileceklerini belirtti.


Anne sütü bebek için en önemli yaşam kaynağıdır. Bebek, anne sütü sayesinde beslenir ve bağışıklık sistemini kuvvetlendirir. Ancak bebeğin desteğe en fazla ihtiyacı olduğu bu aylar, anne için de çok önemlidir. Çünkü bu dönemde onun da vücudunda pek çok değişiklik yaşanır. Büyüyen göğüsleri, artan kiloları ya da değişen psikolojisi anneye zaman zaman zor anlar yaşatır. Fakat bu dönemi en rahat atlatmanın yolu da yine emzirmekten geçer.

Acıbadem Fulya Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Hüsnü Görgen, emzirmenin anne sağlığı üzerindeki olumlu etkileri hakkında bilgi verdi.


stk204157rke


1- Emzirmek, Annenin Psikolojik Olarak Rahatlamasını Sağlar 

Yeni doğan bebeklerin sağlıklı gelişmeleri için ilk 6 ay sadece anne sütü önerilir. Emzirmenin doğumdan hemen sonra başlaması ve sık emzirmek süt yapımını kolaylaştırır. Annenin bebeği emzirmesi ile anne bebek arasındaki ilişki güçlenir. Ayrıca annenin bebeği benimsemesi, bebeğin sağlıklı bir kişilik kazanması kolaylaşır.


2- Emzirmek, Meme, Yumurtalık Kanseri ve Osteoporoz riskini düşürür

Emzirmek, kadının meme kanserine yakalanma riskini büyük ölçüde düşürür. Emzirme sürecindeki düşük östrojen seviyesi ve meme hücrelerinde süt üretimi sırasında meydana gelen bir takım moleküler değişiklikler, bu hücreleri kanser gelişimine karşı daha dirençli hale getirir. Ayrıca emzirmek, yumurtalık kanseri oluşumunu da büyük ölçüde engeller. Yapılan araştırmalar 30 yaşından önce önce doğum yapan ve bir yıl ya da daha fazla süreyle bebeğini emziren kadınların yumurtalık kanserine yakalanma riskinde belirgin bir azalma olduğunu ortaya koymuştur. Kanser oluşumunu önlemesinin yanı sıra emziren annelerde osteoporoz (kemik erimesi) görülme sıklığı çok daha azdır.


3- Emzirmek, Doğum Sonrasındaki İyileşme Sürecini Hızlandırır

Emzirmenin en belirgin faydalarından bir diğeri de rahim kasılmalarını düzenlemesidir. Emzirmeyle birlikte vücut oksitosin hormonu salgılar. Oksitosin salgısı kan dolaşımı ile birlikte rahme ulaşarak kasılmaya neden olur. Bu sayede de doğum yapan annenin kanaması azalır. Kasılma sırasında adet sancısına benzer ağrılar hissedilir. Emziren annelerde kanama daha az olduğundan uzun dönemde kansızlığa bağlı halsizlik, çarpıntı ve çabuk yorulma gibi yakınmalar daha az görülür.


4- Anne, Emzirerek Gebelikte Aldığı Kiloları Yakar 

Emziren annelerin salgıladığı sütteki enerjinin büyük bir kısmı yediklerinden karşılanır. Sağlıklı bir anne, günde ortalama 700-800 ml süt salgılar. Bunun için günlük kalori ihtiyacına ek olarak ortalama 750 kalori almaları gerekir. Bu miktarın 500 kalorisi annenin yediklerinden karşılanırken, 250 kalorisi gebelikte depolanan yağlardan karşılanır. Bu da emziren annelerin gebelik sırasında aldıkları fazla kiloların kaybına yol açar.


5- Düzenli Emziren Bir Kadın Hamilelikten 10 Hafta Korunur 

Doğumdan sonra ilk cinsel ilişki annenin fiziksel ve psikolojik durumuna bağlıdır. Genellikle doğumdan 6 hafta sonra cinsel ilişkide bulunulabilir. Cinsel ilişki ile birlikte çiftlerde hamile kalma korkusu da başlar. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde emzirmenin gebelikten korunmada önemi büyüktür. Ancak bu etki, annenin beslenme durumuna, emzirme sıklığına ve bebeğe ek besin verilmesi gibi etkenlere bağlıdır. Doğumdan 6 aydan sonra veya annenin adet görmesi gibi durumlarda gebelik şansı artar. Tam korunma sürekli emziren kadınlarda 10 hafta için geçerlidir. Hiç emzirmeyen veya aralıklı emziren kadınlar ise doğum sonrası 3. haftada korunma yöntemlerini uygulamaya başlamalıdırlar.



Emzirmenin anneye faydaları nelerdir?

Uyurken zayıflamak mümkün mü?

Egece, 35 yaşına kadar iş adamı olduğunu, enerji tıbbıyla tanıştıktan sonra aniden işlerini bırakıp, sırt çantasıyla çıktığı araştırma yolculuğunda 50 ülkeyi gezerek, kişisel gelişim, kuantum fizik ve düşünce,psikoloji, bilimsel düşünce ve parapsikoloji gibi dallarda araştırmalar yaptığını söyledi.


Egece, Uzak Doğu, Avrupa ve Amerika’da yoga, meditasyon, NLP, hipnoz, ses enerjisi, ışık terapi, ayurveda, reiki, feng shui ve biyoenerji alanlarında eğitmenlik sertifikaları aldığını, 3 dilde 5 binin üzerinde kitapincelediğini kaydetti.

Binin üzerinde insanla çalışarak, yöntemini oluşturduğunu anlatan Egece, sözlerini şöyle sürdürdü:


UYUMADAN ÖNCE YARIM SAAT DİNLEYİN


“Yöntemde, dünyadaki zayıf insanların düşünce yapılarının kodlandığı 2 CD kullanılıyor. Zayıflamak için tek yapmanız gereken 30 gün yatmadan önce CD’leri dinlemek. CD’deki metinler, 7 yıllık çalışmanın sonucunda hazırlanmıştır. İçeriğinde beden ve zihin için zararlı bir unsur yoktur. Birinci CD motivasyon,

ikincisi ise imajinasyon bölümüdür. Uyumadan önceki son 30 dakika ve uyandıktan sonraki ilk 30 dakika bilinç altını kodlamak için en verimli zaman dilimidir.


uyurken-kilo-verme-yollari


BEYİN KODLANIYOR


Bu nedenle birinci CD en az 30 gün yatmadan önce dinlenilmelidir. Sabah kalktıktan sonra da düşünce molanızda, ikinci CD olan imajinasyon bölümünü dinlemeniz faydalı olacaktır. İkinci CD’nin müzikli bölümü olan subliminal afirmasyon kodlamasını ise her zaman dinleyebilirsiniz. Gece, CD devam ederken uyumamız çok önemli değil. Çünkü alttaki subliminal ses, siz uyurken de kodlamanın devam etmesini sağlıyor. Yöntem sayesinde diyet ve spor yapmadan, hayatıma herhangi bir yasak getirmeden sadece CD’leri dinleyerek, 8 ayda 40 kilo verip, tüm bağımlılıklarımdan kurtuldum.”


“Kilo sorunun çözümü bilinç altındadır”


CD’lerin 30 gün dinlenilip bir hafta ara verilmesi gerektiğini anlatan Egece, “Bunu 3 ay tekrar ediyorsunuz, yani 90 günün sonunda tamamen kilolardan arınmaya başlıyorsunuz. Bazıları haftada 5 kilo verirken, bazıları ayda 1-2 kilo veriyor. Ayrıca ürün, 10-15 yaş gençleştiriyor, uykuyu düzene sokuyor, çocukluktaki dengelerinizi yeniden ayarlıyor” diye konuştu.


Ürünün aynı zamanda huzur ve mutluluk verip, pozitif düşünceyi de artırdığını öne süren Egece, şunları kaydetti:

“Yöntemle kilo yapan yanlış düşünceleri fark edip, ideal bedende yaşayan insanların doğru düşüncelerini bilinç altınıza kodlayarak, bir ömür boyu verdiğiniz kiloları almadan yaşayabilirsiniz. Üründeki subliminal mesajlarla bilinç üstünü aşarak, bilinç altınızı istediğiniz yönde programlayıp, istediğiniz sonuçlara ulaşabilirsiniz. Mesela Almanya’da Rainer B. Pelka Silahlı Kuvvetler Üniversitesi, yaşları 24-49 arasında değişen şişman insanları zayıflatmak için bilinç altı sesli program uygulamış, beslenme ve egzersiz konularında hiçbir değişiklik yapılmadan sadece ses kayıtlarını dinleyen denekler, 9 hafta boyunca 6,4 kilo vermiş”

Egece, dünyanın somut veriler üzerine çözüm üretmeye çalıştığını, bu nedenle spor, diyet,ilaç ve ameliyat gibi yöntemlerle şişmanlığa çare arandığını ifade ederek, “Olaya soyut tarafıyla baktım. Kilonun merkezi bilinçaltındadır, bu nedenle çözümü de bilinçaltındadır. Bilinçaltınızın ‘Şuana kadar öğrendiğin tüm bilgiler hatalıydı. Dünyada 5 milyar insan var, yiyor, içiyor ama ideal kiloda yaşıyor. Şimdi sana onların düşünce yapısını kopyalamak lazım” telkiniyle yeniden yapılandırması gerekir. Bilinç üstü açıkken bilinçaltına yeni bilgilerin aktarılması çok zor o yüzden CD’lerin uyurken dinlenmesini istedik.”

Ürünün, sağlık ve kültür bakanlıklarından kişisel gelişim ve tedavi edici niteliğiyle izinli olduğunu ve tıbbi cihaz olarak da onaylandığını belirten Egece, Avrupa da dolaşım hakkı bulunan ürünün eczanelerde 50 TL’ye satıldığını söyledi.


“Koşan insanlara bakarak, otururken kilo verdim”


Bu yöntemi kullanarak kilo problemini çözdüğünü savunan Meryem Candan da şöyle konuştu:

“Temizliğe gittiğim şirkette Deniz hoca seminer veriyordu. Gizli gizli onu dinlerdim. 40 kilo verdiğini duyunca kendisinden bir CD istedim. 8 ay boyunca CD’leri dinledim. Bir süre ara verdim, sonra tekrar dinleyeme başladım. 2 yılın sonunda toplam 50 kilo verdim. 52 beden giyiyordum, 38 bedene indim. Üstelik bu

kadar kilo vermenin hiçbir yan etkisi de olmadı. Camın önünde koşan insanlara bakarak, otururken kilo verdim diyebilirim. Zira rejim ve spor yapamıyorum. Hep kilo veriyor, alıyordum. Bir türlü istediğim kiloda kalamıyordum. Zayıflamak için birçok ilaç kullandım, denemediğim yöntem kalmadı. Şişmandım ama bunu kabullenemiyor ve itiraf edemiyordum.”

Candan, ürün ile kilo vermenin yanında pozitif düşünmeyi de öğrendiğini ileri sürerek, “Eşimle severek evlendik, ancak çok sorunlu bir evliliğimiz oldu, birkaç kez boşanmanın eşiğine geldik. Şuan çok şükür huzurumuz iyi. Kendimle ve çevremle barıştım. Her şeyden önemlisi yöntem kendimi sevmeyi öğretti” dedi.

Ümit Güngör de evlendiğinde 68 kilo olduğunu belirterek, “Eşim iyi yemek yapardı. Evliliğin getirdiği düzenli hayatla bir anda 68 kilodan 89 kiloya çıktım. Aldığım 21 kilonun sonunda bir göbek oluştu. Yüzüm zayıftı, sadece göbek olması komik bir görüntü meydana getirdi. Bu yüzden kendimle barışık değildim, aynalardan kaçıyordum. Ürünü 25 gün kullandım. Kilo vermem çok çabuk oldu. Bedenimdeki fazla kiloları atacağım diye kodlamalar yaptım ve bedenimle konuşmaya başladım. Şimdi aldığım tüm kiloları vermenin mutluluğunu yaşıyorum” şeklinde konuştu.



Uyurken zayıflamak mümkün mü?